Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin 6. maddesi uyarınca, terör suçundan hükümlülerin açık kuruma ayrılabilmesi için 'mensup oldukları örgütten ayrıldıkları'nın idare ve gözlem kurulu tarafından tespit edilmesi gerekmektedir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2019/3474 E. sayılı kararına göre, TCK m. 221'deki etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmış bir hükümlünün bu şartı sağladığı kabul edilebilir mi?
Evet, kabul edilebilir. Yönetmeliğin 6. maddesi, terör suçlularının açık kuruma ayrılabilmesi için ya TCK m. 221 gibi etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmış olmalarını ya da örgütten ayrıldıklarının idare ve gözlem kurulu kararıyla tespit edilmesini alternatifli şartlar olarak sunmaktadır. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2019/3474 E., 2021/6464 K. sayılı kararında da bu durum vurgulanmıştır. Mahkeme tarafından hakkında TCK m. 221 uyarınca etkin pişmanlık hükmü uygulanmış olması, hükümlünün örgütten ayrıldığı ve pişman olduğu yönünde kesinleşmiş bir yargı kararı anlamına gelir. Bu nedenle, idare ve gözlem kurulunun ayrıca 'örgütten ayrılıp ayrılmadığı' yönünde bir tespit yapmasına gerek kalmaksızın, hükümlünün bu şartı sağladığı kabul edilmeli ve diğer koşulları da (süre vb.) taşıyorsa açık ceza infaz kurumuna ayrılmasına karar verilmelidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/silahli-orgut-uyeligi-sucunda-acik-cezaevine-gecis-ve-denetimli-serbestlik.html)