Kamulaştırmasız el atma kavramını tanımlayınız ve bu duruma maruz kalan bir malikin, Yargıtay içtihatları çerçevesinde hangi hukuki yollara başvurabileceğini belirtiniz. Bu davalarda görevli yargı kolu hangisidir?
Kamulaştırmasız el atma, idarenin (devlet, belediye vb.) Anayasa ve kanunlarda öngörülen kamulaştırma usullerine uymaksızın, bir kişinin özel mülkiyetindeki taşınmaza fiilen ve kalıcı olarak el koymasıdır. Yargıtay'ın 16.05.1956 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı ile hukuk sistemimize giren bu kavrama göre, idarenin taşınmaza bir tesis veya bina yapması ya da bir hizmete tahsis etmesi kamulaştırmasız el atmayı oluşturur. Bu duruma maruz kalan malikin iki temel seçimlik hakkı vardır: 1) El atmanın önlenmesi (müdahalenin men'i) davası açarak, idarenin fiili müdahalesinin sona erdirilmesini talep edebilir. 2) Fiili duruma razı olup, taşınmazın bedelinin kendisine ödenmesi için 'taşınmaz bedelinin tespiti ve tescili' davası açabilir. Uyuşmazlık Mahkemesi kararları ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre, kamulaştırmasız el atma davalarında görevli yargı kolu adli yargıdır ve davalar Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülür. (Kaynak: ayboga.av.tr/kamulastirma-davasi/)