Trafikte 'makas atma' olarak tabir edilen tehlikeli sürüş eylemi sonucunda ölüme neden olan bir sürücünün cezai sorumluluğu, 'olası kastla öldürme' (TCK m. 21/2 ve 81) ile 'taksirle öldürme' (TCK m. 85) arasında nasıl ayırt edilir? Bu ayrımda belirleyici olan sübjektif unsur nedir?
Bu iki suç tipi arasındaki ayrım, failin sübjektif (manevi) unsuruna göre yapılır. Belirleyici olan, failin öngördüğü neticeye karşı olan tavrıdır. 1) Olası Kastla Öldürme (TCK m. 21/2, 81): Fail, eylemi sonucunda bir veya birden fazla kişinin ölebileceğini öngörmesine rağmen, bu neticenin gerçekleşmesini umursamaz, kayıtsız kalır ve 'olursa olsun' diyerek eylemine devam eder. Makas atma örneğinde, sürücü diğer araçlara çarpıp ölüme neden olabileceğini öngördüğü halde bu sonucu kabullenerek, aldırış etmeden eylemini sürdürürse olası kast mevcuttur. Cezası, ağırlaştırılmış müebbet yerine müebbet hapistir. 2) Bilinçli Taksirle Öldürme (TCK m. 22/3, 85): Fail, yine neticenin gerçekleşebileceğini öngörür, ancak kendi yeteneğine, şansına veya başka bir etkene güvenerek neticenin gerçekleşmeyeceğine inanır. 'Nasılsa bir şey olmaz, ben kontrol ederim' düşüncesi hakimdir. Neticenin gerçekleşmesini istemez. Bu durumda bilinçli taksirle öldürme suçu oluşur ve cezası, basit taksire göre artırılarak verilir. Ayrım, failin neticeyi 'kabullenip kabullenmediği' noktasında düğümlenir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/trafikte-makas-atma-olasi-kastla-oldurme/)