Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan hükümlü bir kişinin, kapalı ceza infaz kurumundan açık ceza infaz kurumuna ayrılabilmesi için 'Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin 6/2-ç maddesi uyarınca aranan temel şartlar nelerdir? Yargıtay'a göre, bu şartların değerlendirilmesinde hükümlünün 'bağımsız bir koğuşa alınması' zorunlu bir unsur mudur?
Yönetmeliğin 6/2-ç maddesi uyarınca, terör suçundan hükümlü bir kişinin açık kuruma ayrılabilmesi için iki temel şart aranır: 1) Koşullu salıverilme tarihine bir yıldan az süre kalmış olması. 2) Mensup olduğu örgütten ayrıldığının 'idare ve gözlem kurulu kararıyla' tespit edilmiş olması. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2021/12654 E., 2022/231 K. sayılı kararına göre, ikinci şartın tespiti için hükümlünün mutlaka bağımsız bir koğuşa alınarak gözlemlenmesi bir zorunluluk değildir. İdare ve gözlem kurulu, hükümlünün örgütten ayrıldığına dair samimiyetini, kurum görevlileriyle yaptığı görüşmeler, genel tutum ve davranışları, gözlemleri ve varsa örgüte dair verdiği bilgiler gibi unsurları bir bütün olarak değerlendirerek kanaate ulaşabilir. Ceza infaz kurumlarına, bu değerlendirme için her hükümlüye bağımsız koğuş açma gibi bir yükümlülük yüklenemez. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/silahli-orgut-uyeligi-sucunda-acik-cezaevine-gecis-ve-denetimli-serbestlik.html)