Sahte bir fatura düzenleyerek vergi kaçıran bir kişinin eylemi, TCK açısından nasıl bir hukuki değerlendirmeye tabi tutulmalıdır? Bu durumda 'gerçek içtima' mı yoksa 'fikri içtima' mı uygulanır? İlgili TCK maddelerini referans göstererek açıklayınız.
Bu durumda 'gerçek içtima' kuralları uygulanır ve kişi hem sahtecilik suçundan hem de ilgili diğer suçtan (örneğin dolandırıcılık veya vergi kaçakçılığı) ayrı ayrı cezalandırılır. Bu husus, TCK m. 212'de özel olarak düzenlenmiştir. Madde, 'Sahte resmi veya özel belgenin bir başka suçun işlenmesi sırasında kullanılması halinde, hem sahtecilik hem de ilgili suçtan dolayı ayrı ayrı cezaya hükmolunur.' demektedir. Bu, TCK'daki genel içtima kurallarına (fikri içtima, TCK m. 44) bir istisna getiren özel bir 'gerçek içtima' hükmüdür. Dolayısıyla, sahte fatura düzenleyip kullanmak suretiyle vergi dairesini aldatarak menfaat temin eden kişi, hem özel belgede sahtecilik (TCK m. 207) suçundan hem de Vergi Usul Kanunu'ndaki ilgili suçtan (veya şartları varsa dolandırıcılık suçundan) ayrı ayrı ceza alır. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/zincirleme-sekilde-resmi-belgede-sahtecilik/)