Mühürde sahtecilik suçu (TCK m. 202) ile resmi belgede sahtecilik suçu (TCK m. 204) arasındaki ilişkiyi, 'araç plakaları' örneği üzerinden açıklayınız. Yargıtay'ın bu konudaki yorumu zaman içinde nasıl bir değişiklik göstermiştir?
Mühürde sahtecilik (TCK m. 202), kamu kurumlarınca kullanılan onaylayıcı veya belgeleyici mühürlerin sahte olarak üretilmesi veya kullanılmasıdır. Resmi belgede sahtecilik (TCK m. 204) ise yazılı bir kağıt niteliğindeki resmi belgeler üzerinde işlenir. Bu iki suç arasındaki ayrım, suçun konusu açısından yapılır. 'Araç plakaları' bu ayrımın en tartışmalı noktasını oluşturmuştur. 765 sayılı TCK döneminde Yargıtay, sahte plaka kullanma eylemini mühürde sahtecilik (eski TCK m. 333/2) olarak kabul etmekteydi. Ancak, 5237 sayılı TCK'nın yürürlüğe girmesiyle bu yorum değişmiştir. TCK m. 204'ün gerekçesinde, '...Bir metal levha üzerine yazı yazılması hâlinde de belgenin varlığını kabul etmek gerekir. Bu itibarla, araç plakaları da resmî belge olarak kabul edilmek gerekir.' ifadesine yer verilmiştir. Bu açık gerekçe karşısında Yargıtay Ceza Genel Kurulu (2011/197 K.), artık sahte plaka üretme veya kullanma eyleminin mühürde sahtecilik (TCK m. 202) değil, resmi belgede sahtecilik (TCK m. 204/1) suçunu oluşturduğuna karar vermiştir. (Kaynak: avmehmetgenc.com/muhurde-sahtecilik-sucu-ve-cezasi)