Boşanma davasında, bir eşin diğer eşin Facebook hesabına onun rızası olmaksızın gizlice girerek elde ettiği mesajlaşma kayıtlarını delil olarak sunması, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve Yargıtay içtihatları açısından nasıl değerlendirilir? Bu delillerin hükme esas alınması mümkün müdür?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #205138

Bu şekilde elde edilen deliller, 'hukuka aykırı delil' niteliğindedir. HMK m. 189/2, 'Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.' hükmünü amirdir. Bir kişinin eşinin dahi olsa, onun şifresini gizlice ele geçirerek sosyal medya hesabına girmesi, TCK açısından 'özel hayatın gizliliğini ihlal' ve 'bilişim sistemine girme' gibi suçları oluşturabilir. Yargıtay, bu tür hukuka aykırı yollarla elde edilen delillerin, içeriği doğru olsa bile, boşanma davasında hükme esas alınamayacağını istikrarlı bir şekilde belirtmektedir. Hatta, bu delili sunan eşin bu davranışı, kendisine yüklenebilecek bir kusur olarak değerlendirilebilir. Bu kuralın tek istisnası, delilin 'tesadüfen' ele geçirilmesi (örneğin ortak kullanılan bilgisayarda hesabın açık unutulması) ve aldatma gibi başka türlü ispatı çok zor olan bir durumun varlığı halinde, Yargıtay'ın daha esnek davranabildiği sınırlı kararları bulunsa da genel kural bu delillerin kullanılamayacağı yönündedir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/bosanma-davasinda-facebook-yazismalari-delil/)