Çocuğun cinsel istismarı suçunda (TCK m. 103), mağdurun yaşının 15'i doldurmuş olup olmamasının, suçun unsurlarının oluşması açısından ne gibi bir önemi vardır? Bu yaş grubundaki bir çocuğun cinsel davranışa 'rızası' hukuken geçerli midir?
Mağdurun yaşının 15'i doldurmuş olup olmaması, suçun manevi ve hukuka aykırılık unsurları açısından kritik bir dönüm noktasıdır: 1) 15 Yaşını Tamamlamamış Çocuklar: Bu yaş grubundaki çocuklara karşı yapılan her türlü cinsel davranış, çocuğun rızası olup olmadığına bakılmaksızın cinsel istismar suçunu oluşturur. Kanun koyucu, 15 yaşını tamamlamamış bir çocuğun, cinsel bir eylemin anlam ve sonuçlarını kavrayamayacağını ve dolayısıyla hukuken geçerli bir rıza beyanında bulunamayacağını mutlak bir karine olarak kabul etmiştir. 2) 15 Yaşını Doldurmuş, 18 Yaşını Tamamlamamış Çocuklar: Bu yaş grubundaki çocuklara karşı cinsel istismar suçunun oluşması için, failin cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir nedene başvurmuş olması şarttır. Eğer bu tür bir zorlama yoksa ve çocuk cinsel davranışın anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğine sahipse, rızasıyla gerçekleşen ilişki TCK m. 103 kapsamına girmez; bunun yerine şartları varsa daha hafif cezayı öngören 'reşit olmayanla cinsel ilişki' suçu (TCK m. 104) oluşabilir. Ancak çocuk, algılama yeteneğine sahip değilse yine cinsel istismar suçu oluşur. (Kaynak: avmehmetgenc.com/blog/cocugun-cinsel-istismari-sucu-ve-cezasi/69)