Tıbbi malpraktis davalarında, zarara neden olan müdahalenin bir 'devlet hastanesinde' veya 'özel hastanede' yapılmış olması, davanın hukuki niteliğini, görevli ve yetkili mahkemeyi nasıl etkiler? Her iki senaryoyu ayrı ayrı izah ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #205123

Tıbbi müdahalenin yapıldığı hastanenin türü, davanın hukuki rejimini tamamen değiştirir: 1) Devlet Hastanesi: Devlet hastanesinde yapılan tıbbi müdahale bir kamu hizmetidir. Bu hizmetin kusurlu ifası nedeniyle doğan zararlardan dolayı açılacak maddi ve manevi tazminat davaları, 'hizmet kusuru' esasına dayanır ve bir 'tam yargı davası' niteliğindedir. Dava, doğrudan ilgili kamu idaresine (Sağlık Bakanlığı veya üniversite rektörlüğü) karşı açılır, doktora karşı doğrudan dava açılamaz. Görevli mahkeme İdare Mahkemesi'dir. Dava açma süresi zararın ve failin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl ve her halde 5 yıldır. 2) Özel Hastane: Özel hastanedeki müdahale, hasta ile hekim/hastane arasında kurulan vekalet veya eser sözleşmesine dayanır. Bu nedenle açılacak dava, Tüketici Kanunu kapsamında bir 'tüketici işlemi' olarak kabul edilir ve görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi'dir. Dava hem hekime hem de hastaneye karşı birlikte açılabilir. Dava, sözleşmeye aykırılık (5 yıllık zamanaşımı) veya haksız fiil (2 ve 10 yıllık zamanaşımı) hükümlerine dayandırılabilir. Yetkili mahkeme ise davalının yerleşim yeri, sözleşmenin ifa edildiği yer veya davacının yerleşim yeri mahkemesi olabilir. (Kaynak: www.calinokcuhukuk.com/malpraktis-nedeniyle-acilacak-maddi-ve-manevi-tazminat-davasi/)