2017 Anayasa değişikliği öncesi Türk Anayasa Hukukunda, Başbakanlık görevini yürüten bir kişinin Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda ortaya çıkan 'seçilmiş, fakat henüz görevine başlayamamış Cumhurbaşkanı' statüsünü hukuken analiz ediniz. Bu ara dönemde kişinin Başbakanlık görevi devam eder miydi? Gerekçesini açıklayınız.
2017 öncesi sistemde, Başbakan'ın Cumhurbaşkanı seçilmesi, Anayasa m. 101 gereği milletvekilliğinin ve dolayısıyla Başbakanlık sıfatının 'seçildiği anda' sona ermesi gerektiği şeklinde yorumlanabilirdi. Ancak, aynı Anayasa'ya göre yeni Cumhurbaşkanı göreve başlayıncaya kadar eski Cumhurbaşkanı'nın görevi devam etmekteydi. Bu durum, 'seçilmiş, fakat göreve başlamamış' bir statü yaratıyordu. Bu ara dönemde, kişinin hem Başbakanlığı sona ermiş hem de Cumhurbaşkanlığına başlayamamış olması bir iktidar boşluğu yaratacağından, Yüksek Seçim Kurulu'nun da kabul ettiği ve metinde de savunulan görüşe göre, 'göreve başlama' anı esas alınmalıydı. Buna göre, seçilmiş Cumhurbaşkanı, yemin ederek fiilen görevine başlayana kadar Başbakanlık görevine ve yetkilerini kullanmaya devam ederdi. Göreve başladığı anda ise milletvekilliği ve Başbakanlığı kendiliğinden sona ererdi. Dolayısıyla aynı anda hem Cumhurbaşkanı hem de Başbakan olmak mümkün değildi, ancak seçilmiş Cumhurbaşkanı olarak Başbakanlık görevini devir anına kadar sürdürmek mümkündü. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/ayni-zamanda-cumhurbaskani-ve-basbakan-olmak/)