AİHM'in Yalçınkaya Kararı'nda Türkiye'deki yargılamalara ilişkin olarak 'sistematik sorun' tespiti yapmasının, Türk iç hukuku açısından hukuki sonuçları nelerdir ve bu karar doğrultusunda hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunan bir kişi hangi hukuki yola başvurmalıdır? Başvuru usulünü ve dayanaklarını açıklayınız.
AİHM Yalçınkaya kararındaki 'sistematik sorun' tespiti, Anayasa'nın 90. maddesi uyarınca Türk yargı organları için bağlayıcıdır. Bu tespit, benzer durumdaki tüm davaların da aynı ihlali barındırdığına işaret eder. Hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunan bir kişi, bu karara dayanarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 311/1-f maddesi gereğince 'yargılamanın yenilenmesi' talebinde bulunmalıdır. Bu talep, mahkumiyet kararını veren ilk derece ağır ceza mahkemesine verilecek bir dilekçe ile yapılır. Dilekçede, AİHM Yalçınkaya Kararı'na (Başvuru No.15669/20; 26 Eylül 2023) atıf yapılmalı, mahkumiyete dayanak olan Bylock kullanımı, dernek üyeliği gibi delillerin artık suç delili olarak kabul edilemeyeceği vurgulanmalıdır. Ayrıca, karardaki 'suçun maddi ve manevi unsuru'na ilişkin değerlendirmelerin lehe olduğu belirtilmelidir. (Kaynak: zulkufarslan.av.tr/emsal-aihm-yalcinkaya-karari/)