Aile konutu niteliğindeki bir taşınmaz üzerinde, malik olan eşin, diğer eşin rızasını almadan üçüncü bir kişi lehine ipotek tesis etmesi durumunda, bu ipoteğin hukuki akıbeti ne olur? Evlilik birliğinin boşanma ile sona ermesi bu durumu nasıl etkiler?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #204070

TMK m. 194 uyarınca, eşlerden biri diğer eşin açık rızası bulunmadıkça aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz. İpotek tesisi de bu kapsamda bir sınırlamadır. Dolayısıyla, diğer eşin rızası olmadan tesis edilen ipotek işlemi, rızası alınmayan eş açısından geçersizdir. Rızası gereken eş, evlilik birliği devam ederken bu işlemin iptali için dava açabilir. Ancak, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 2013/5554 E. sayılı kararında da belirtildiği gibi, aile konutu koruması evlilik birliği ile sınırlıdır. Eğer taraflar boşanırsa, taşınmaz 'aile konutu' niteliğini kaybeder. Bu durumda, başlangıçta geçersiz olan ipotek işlemi, boşanma kararının kesinleşmesiyle birlikte geçerlilik kazanır. Çünkü korumanın hukuki dayanağı olan evlilik birliği ve aile konutu statüsü ortadan kalkmıştır. Bu nedenle, boşanma sonrası ipoteğin kaldırılması talebiyle açılan dava konusuz kalacağından reddedilir.