Ayıplı bir maldan kaynaklanan uyuşmazlıklarda 'açık ayıp' ve 'gizli ayıp' ayrımının, tüketicinin satıcıya bildirim yükümlülüğü ve hak kaybı riski açısından sonuçlarını TBK m. 223'e atıfla açıklayınız.
Açık ayıp ve gizli ayıp ayrımı, tüketicinin ihbar (bildirim) süresi ve haklarını kullanabilmesi açısından kritik öneme sahiptir. TBK m. 223'e göre: 1) **Açık Ayıp:** Malın teslimi sırasında basit bir muayene ile tespit edilebilecek ayıplardır (örneğin, aracın camının çatlak olması). Alıcı, bu tür bir ayıbı tespit ettiğinde 'uygun süre' içerisinde satıcıya bildirmekle yükümlüdür. 2) **Gizli Ayıp:** Malın kullanımıyla ortaya çıkan ve ilk bakışta anlaşılamayan ayıplardır (örneğin, aracın motorundaki bir üretim hatası). Alıcı, gizli ayıbı fark ettiği anda 'derhal' satıcıya bildirmelidir. Metinde belirtildiği üzere, bu bildirim sürelerine uyulmaması, alıcının malı ayıbıyla birlikte kabul etmiş sayılmasına ve ayıptan doğan seçimlik haklarını (sözleşmeden dönme, bedel indirimi vb.) kaybetmesine neden olur. İhbarın yapıldığını ispat yükü alıcıda olduğu için, noter veya iadeli taahhütlü mektup gibi yollarla bildirim yapmak önemlidir.