Velayet davalarında çocuğun görüşünün alınmasının hukuki dayanağı nedir ve mahkeme çocuğun beyanıyla her zaman bağlı mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #203911

Velayet davalarında idrak çağındaki (görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip) çocuğun görüşünün alınmasının hukuki dayanağı, hem uluslararası sözleşmeler hem de yerleşik Yargıtay içtihatlarıdır. Özellikle Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 12. maddesi ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi'nin 3. ve 6. maddeleri, çocuğu ilgilendiren adli süreçlerde çocuğun dinlenmesini ve görüşüne gereken önemin verilmesini emreder. Ancak mahkeme, çocuğun beyanıyla mutlak surette bağlı değildir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E: 2017/1567 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, velayetin düzenlenmesinde asıl olan 'çocuğun üstün yararı'dır. Eğer çocuğun tercihi, onun menfaatlerine (fiziksel, zihinsel, ahlaki gelişimine) açıkça aykırı ise, hakim çocuğun görüşünün aksine karar verebilir. Örneğin, çocuk istismar veya ihmalin olduğu bir ebeveyni seçiyor olabilir. Bu durumda hakim, uzman raporlarını ve diğer delilleri de değerlendirerek çocuğun yararına olan kararı vermekle yükümlüdür.