Tamamen kusurlu bir eşin, 'evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı' gerekçesiyle (TMK m. 166/1) boşanma davası açma hakkı var mıdır? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E: 2017/2-1939 sayılı kararındaki yorumunu temel hukuk ilkeleriyle ilişkilendirerek açıklayınız.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun E: 2017/2-1939, K: 2018/1296 sayılı kararında da belirtildiği gibi, Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre tamamen kusurlu eşin TMK m. 166/1'e dayanarak boşanma davası açma hakkı yoktur. Bu yorumun temelinde iki ana hukuk ilkesi yatar: 1) **Kimsenin Kendi Kusuruna Dayanarak Hak Elde Edemeyeceği İlkesi:** Bir kişinin tamamen kendi kusurlu eylemleriyle evlilik birliğini sarsıp, sonra da bu sarsılmayı gerekçe göstererek boşanma talep etmesi, hukukun bu temel ilkesine aykırı düşer. 2) **Tek Taraflı İradeyle Boşanmanın Engellenmesi:** Aksi bir kabul, Türk hukuk sisteminde bulunmayan 'tek taraflı iradeyle boşanma' sonucunu doğurur. Bu nedenle, boşanmaya karar verilebilmesi için davalının az da olsa bir kusurunun bulunması ve ispatlanması zorunludur. Tamamen kusurlu davacının davası reddedilmelidir.