Bir kişinin, eski sevgilisiyle barışmak amacıyla, onun evinin önünde beklemesi, sürekli telefonla araması ve mesaj atması, TCK m. 123'teki 'kişilerin huzur ve sükununu bozma' suçunu mu, yoksa 6284 sayılı Kanun kapsamında 'tek taraflı ısrarlı takip' eylemini mi oluşturur? Bu iki kavram arasındaki ilişkiyi ve mağdurun başvurabileceği farklı hukuki yolları açıklayınız.
Bu eylem, her iki hukuki düzenlemeyi de ilgilendirir. İki kavram arasındaki ilişki ve farklar şunlardır: 1) Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma (TCK m. 123): Bu bir 'suç'tur. Oluşması için 'sırf huzur ve sükununu bozmak maksadıyla' hareket edilmesi ve eylemin 'ısrarla' yapılması gerekir. Yaptırımı adli para cezası veya hapis cezasıdır. Mağdur, bu suç nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunabilir. 2) Tek Taraflı Israrlı Takip (6284 s. Kanun): Bu, bir 'haksız fiil' ve 'şiddet türü' olarak tanımlanır. Amacı faili cezalandırmak değil, mağduru 'korumaktır'. Mağdur, bu eylemlere maruz kaldığında, Aile Mahkemesi'ne başvurarak, fail hakkında 'önleyici tedbirler' (yaklaşmama, iletişim araçlarıyla rahatsız etmeme vb.) alınmasını talep edebilir. Bu talep için failin 'kastı' veya eylemin 'ısrar' boyutuna ulaşıp ulaşmadığı gibi cezai unsurlar aranmaz; mağdurun rahatsız olması ve korunma ihtiyacı duyması yeterlidir. Sonuç: Mağdur, her iki yola da aynı anda başvurabilir. Hem savcılığa giderek TCK m. 123'ten şikayetçi olup failin cezalandırılmasını isteyebilir, hem de Aile Mahkemesi'ne başvurarak 6284 sayılı Kanun uyarınca kendisini koruyacak tedbir kararları aldırabilir. İki yol birbirine engel değildir, aksine birbirini tamamlar. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/koruma-talebi-dilekce-ornegi-uzaklastirma/)