Sigortasız çalışan işçinin, işten ayrıldıktan sonra açacağı hizmet tespit davası için öngörülen 5 yıllık 'hak düşürücü sürenin' başlangıç anı nedir? Bu sürenin 'zamanaşımı' değil de, 'hak düşürücü süre' olmasının, mahkemenin rolü ve tarafların durumu açısından pratik sonuçları nelerdir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #203841

Hizmet tespit davası için öngörülen 5 yıllık sürenin başlangıç anı, işçinin 'işten ayrıldığı' yılın son günüdür. Yani, 15 Mart 2020'de işten ayrılan bir işçi için 5 yıllık süre, 31 Aralık 2020 tarihinden itibaren işlemeye başlar. Bu sürenin 'hak düşürücü süre' olmasının pratik sonuçları şunlardır: 1) Mahkemenin Rolü: Hak düşürücü süreler kamu düzenindendir. Bu nedenle, hakim, davanın her aşamasında bu sürenin geçip geçmediğini 'kendiliğinden (re'sen)' araştırmak ve dikkate almak zorundadır. Davalı işveren bu durumu ileri sürmese bile, hakim sürenin geçtiğini tespit ederse davayı usulden reddeder. Zamanaşımında ise, davalının 'zamanaşımı defini' ileri sürmesi gerekir, hakim re'sen dikkate alamaz. 2) Tarafların Durumu: Hak düşürücü süre geçtiğinde, dava açma hakkı bir daha canlanmamak üzere tamamen ortadan kalkar. Sürenin durması veya kesilmesi gibi kurumlar kural olarak işlemez. Zamanaşımında ise hak sona ermez, sadece dava edilebilirlik niteliğini kaybeder ve belirli hallerde (borcun ikrarı gibi) kesilebilir. Bu nedenle, işçinin bu 5 yıllık hak düşürücü süreyi kaçırmaması, hakkını kaybetmemesi için hayati önem taşır. (Kaynak: oner.av.tr/sigortasiz-isci-calistirma/)