Kanun yararına bozma yoluna, 'delillerin takdirinde veya değerlendirilmesinde hataya düşüldüğü' gerekçesiyle başvurulamayacağı yönündeki genel kuralın, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2009/7-74 E. sayılı kararıyla getirilen istisnasını açıklayınız. Delil değerlendirmesindeki bir hata, ne zaman 'ciddi bir hukuka aykırılık' haline gelir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #203837

Genel kural, kanun yararına bozmanın bir 'hukukilik denetimi' yolu olduğu ve mahkemenin delilleri serbestçe takdir etme yetkisine (CMK m. 217) müdahale edemeyeceğidir. Ancak, YCGK'nın ilgili kararında bu kurala önemli bir istisna getirilmiştir. Buna göre, eğer mahkemenin delil değerlendirmesi, basit bir 'takdir hatası'nın ötesine geçerek, 'ciddi bir hukuka aykırılık' halini almışsa, bu durum kanun yararına bozma konusu yapılabilir. Delil değerlendirmesindeki bir hata, şu gibi durumlarda 'ciddi bir hukuka aykırılık' haline gelir: - Mahkemenin, kararını, hukuken var olmayan veya dosyada bulunmayan bir delile dayandırması. - Hukuka aykırı olarak elde edilmiş bir delili (örneğin, usulsüz bir arama sonucu elde edilen kanıtı) kararına esas alması. - Delilleri tamamen keyfi, akla ve mantığa aykırı bir şekilde yorumlayarak, dosya içeriğiyle açıkça çelişen bir sonuca varması. - Bir suçun unsurlarının oluşup oluşmadığına ilişkin değerlendirmenin, bariz bir şekilde delillere ve hukuka aykırı olması. Bu gibi durumlarda, sorun artık basit bir takdir hatası değil, adil yargılanma hakkının ve hukukun temel ilkelerinin ihlali haline gelir. YCGK, bu tür bariz ve ciddi hataların, olağanüstü kanun yoluyla dahi olsa düzeltilmesi gerektiğini kabul etmiştir. (Kaynak: or.av.tr/kanun-yararina-bozma-nedir/)