5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'na göre, iştirakçilerin 18 yaşından sonra mahkeme kararıyla yaptırdıkları 'yaş tashihlerinin' (yaş düzeltme) emeklilik işlemlerinde dikkate alınmaması (m. 105) kuralının, Danıştay 10. Dairesi'nin 1984/842 K. sayılı kararında belirtilen 'nüfus kaydındaki maddi hatanın düzeltilmesi' işleminden farkı nedir?
İki durum arasındaki temel fark, işlemin niteliğindedir. 1) Yaş Tashihi (Dikkate Alınmaz): Yaş tashihi, bir kişinin nüfus kaydında doğru olarak yazılı olan yaşının, daha sonra bir mahkeme kararıyla, genellikle daha erken emekli olmak gibi bir amaçla, 'değiştirilmesi' işlemidir. Burada başlangıçta bir hata yoktur, mevcut doğru kayıt sonradan değiştirilir. 5434 sayılı Kanun m. 105, bu tür sonradan yapılan ve genellikle menfaat teminine yönelik olan değişikliklerin, emeklilik haklarını etkilemesini önlemek amacıyla, bu tashihlerin dikkate alınmayacağını hükme bağlamıştır. Amaç, kötüye kullanımların önüne geçmektir. 2) Nüfus Kaydındaki Maddi Hatanın Düzeltilmesi (Dikkate Alınır): Danıştay kararındaki olayda ise bir yaş tashihi değil, 'nüfus kaydındaki maddi bir hatanın düzeltilmesi' söz konusudur. Mahkeme, davacının 1933 doğumlu olarak görünen kaydının aslında kardeşine ait olduğunu, davacının gerçek doğum tarihinin 1936 olduğunu tespit etmiştir. Yani, baştan beri var olan bir 'yanlış kaydı' düzeltmiştir. Bu, mevcut bir durumu değiştirmek değil, gerçeğe aykırı bir kaydı gerçeğe uygun hale getirmektir. Bu nedenle, yaş tashihi niteliği taşımayan bu tür 'maddi hata düzeltme' kararlarının, emeklilik işlemleri de dahil olmak üzere tüm hukuki işlemlerde esas alınması zorunludur. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/devlet-memurlari-kanunu-40-madde-dmk/)