Bir memurun, 'resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan' (TCK m. 206) suçunu işlemesi, 657 sayılı DMK açısından ne gibi disiplin hukuku sonuçları doğurur? Bu tür bir suçtan mahkumiyetin, memuriyetin sona ermesine (DMK m. 98) neden olup olmayacağını, suçun niteliği ve cezanın süresi açısından tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #203831

Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunmak, DMK'nın 125. maddesinde sayılan disiplin suçlarından birini oluşturur. Bu eylem, 'hizmet içinde veya dışında devlet memurunun itibar ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunmak' (kınama veya aylıktan kesme) veya eylemin ağırlığına göre 'gerçeğe aykırı rapor veya belge düzenlemek' (kademe ilerlemesinin durdurulması) kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilmesini gerektirir. Ceza hukuku açısından ise, TCK m. 206'dan mahkumiyetin memuriyete etkisi, cezanın süresine bağlıdır. DMK m. 48/A-5, devlet memuru olabilmek için 'kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına' mahkum olmamayı şart koşar. DMK m. 98/b ise, memurluğa alınma şartlarından herhangi birini kaybetmenin memurluğu sona erdireceğini belirtir. Buna göre: - Eğer memur, TCK m. 206'dan dolayı 1 yıl veya daha fazla süreli bir hapis cezasına mahkum olursa, memur olma şartını kaybedeceği için görevi sona erer. - Eğer verilen hapis cezası 1 yıldan az ise veya ceza adli para cezasına çevrilmişse ya da hükmün açıklanması geri bırakılmışsa, bu durum tek başına memuriyetin sona ermesine neden olmaz. Ancak, suçun niteliği (yüz kızartıcı suç olup olmadığı) ayrıca değerlendirilir. 'Yalan beyan', DMK m. 48'de sayılan yüz kızartıcı suçlardan (hırsızlık, dolandırıcılık vb.) olmasa da, göreviyle ilgili bir konuda işlenmesi, memuriyetin saygınlığıyla bağdaşmayan bir fiil olarak değerlendirilip yine de görevine son verilmesine gerekçe oluşturabilir. (Kaynak: avukaterdemozkan.com/ceza-hukuku/ceza-muhakemesinde-basit-yargilama-usulu/ metnindeki suç listesi ve genel DMK bilgisi)