Tasarruf finansman sözleşmelerinde, 7292 sayılı Kanun'la getirilen 14 günlük cayma hakkının, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'da düzenlenen 'mesafeli sözleşmeler' ve 'taksitle satış sözleşmeleri' için öngörülen genel cayma haklarıyla olan ilişkisini 'özel kanun-genel kanun' prensibi açısından değerlendiriniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #203826

7292 sayılı Kanun ile Finansal Kiralama vb. Kanunu'na eklenen 39/A maddesi, tasarruf finansman sözleşmeleri için özel bir cayma hakkı düzenlemesi getirmiştir. Bu, 'özel kanun' niteliğindedir. 6502 sayılı TKHK'da düzenlenen mesafeli sözleşmeler veya taksitle satış sözleşmelerindeki cayma hakları ise 'genel kanun' niteliğindedir. 'Özel kanunun önceliği' (lex specialis) ilkesi gereğince, bir konuda hem genel hem de özel bir düzenleme varsa, özel düzenleme uygulanır. Tasarruf finansman sözleşmesi, ister yüz yüze ister mesafeli olarak kurulsun, niteliği itibarıyla bu özel kanun kapsamına girdiği için, bu sözleşmeden cayma konusunda TKHK'daki genel hükümler değil, doğrudan Finansal Kiralama vb. Kanunu'nun 39/A maddesindeki 14 günlük cayma hakkı ve bu hakka bağlanan sonuçlar (organizasyon ücretinin iadesi vb.) uygulanır. Kanun koyucu, bu sözleşme türünün kendine özgü yapısını dikkate alarak, genel tüketici mevzuatından ayrı, özel bir koruma ve cayma rejimi oluşturmayı tercih etmiştir. (Kaynak: avukaterdemozkan.com/blog/evim-sirketlerinden-organizasyon-ucret-bedeli-iadesi-hangi-kosullarda-alinabilir/)