Bir boşanma davası sırasında, davacı tarafın, davalının sadakatsizliğini ispatlamak için, davalının rızası olmadan üçüncü bir kişiyle (örneğin davalının sevgilisiyle) yaptığı telefon görüşmesini kayda alıp mahkemeye sunması, 'hukuka aykırı delil' midir? Bu delilin, 'üçüncü kişinin özel hayatının gizliliği' ve 'haberleşmenin gizliliği' hakları açısından durumunu tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #203815

Evet, bu delil 'hukuka aykırı delil'dir ve birden fazla hakkı ihlal eder. Yargıtay'ın, eşler arasında mutlak bir gizlilik alanı olmadığı ve aldatmayı ispat için eşin kendi telefonundan/bilgisayarından elde edilen delilleri kabul etme yönündeki içtihadı, davanın tarafı olmayan 'üçüncü kişiler' için geçerli değildir. 1) Üçüncü Kişinin Haklarının İhlali: Davacı, davalının sevgilisiyle yaptığı görüşmeyi onun rızası olmadan kaydederek, hem üçüncü kişinin 'özel hayatının gizliliğini' (TCK m. 134) hem de 'haberleşmenin gizliliğini' (TCK m. 132) ihlal etmiş olur. Davacı, bu görüşmenin bir tarafı değildir. Bu eylem, davacı hakkında bir ceza soruşturması başlatılmasına neden olabilir. 2) Hukuka Aykırı Delil: HMK m. 189/2 uyarınca, hukuka aykırı olarak elde edilmiş deliller mahkemece dikkate alınamaz. Üçüncü bir kişinin temel hakları ihlal edilerek elde edilen bu ses kaydı, açıkça hukuka aykırıdır. Davacının, boşanma davasında haklılığını ispat etme amacı, üçüncü bir kişinin anayasal haklarını ihlal etmesini meşrulaştırmaz. 'Hakkını koruma amacıyla delil elde etme' mazereti, sadece kişinin kendisine karşı işlenen ve başka türlü ispatı mümkün olmayan bir suç söz konusu olduğunda, çok dar ve istisnai olarak kabul edilebilir. Bu olayda ise davacı, başkaları arasındaki bir konuşmayı kaydetmektedir. Bu nedenle, mahkemenin bu delili kabul etmemesi ve dosyadan çıkarması gerekir. (Kaynak: oner.av.tr/bosanma-sorulari/, avmehmetgenc.com/blog/haberlesmenin-gizliligini-ihlal-sucu-ve-cezasi/128 metinlerinden türetilmiştir.)