Velayet davasında, çocuğun idrak çağında olması halinde görüşünün alınması bir zorunluluktur. Bu 'idrak çağı'nın Yargıtay içtihatlarında genellikle kaç yaş olarak kabul edildiğini ve bu yaşın altındaki bir çocuğun görüşünün neden alınmadığını, 'görüşlerini oluşturma yeteneği' kriteri açısından açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #203812

Yargıtay içtihatlarında, çocuğun görüşünün alınması için kesin bir yaş sınırı olmamakla birlikte, genellikle '8 yaş' ve üzeri çocuklar 'idrak çağında' kabul edilmekte ve görüşlerinin alınması zorunlu görülmektedir. Bazı durumlarda, çocuğun gelişimine bağlı olarak bu yaş sınırı biraz daha aşağı veya yukarı çekilebilmektedir. Bu yaş sınırının temelinde, BM Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin 12. maddesindeki 'görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuk' kriteri yatar. 8 yaşından küçük çocukların, genellikle olayları soyut olarak değerlendirme, kendi menfaatlerini objektif olarak anlama, neden-sonuç ilişkisi kurma ve beyanlarının sonuçlarını kavrama yeteneklerinin tam olarak gelişmediği kabul edilir. Bu yaştaki çocuklar, daha çok anlık duygularıyla (o an kim hediye aldıysa onu sevmek gibi) hareket edebilirler ve ebeveynleri tarafından kolayca yönlendirilebilirler. Dolayısıyla, onların beyanlarının kendi özgür iradelerini ve gerçek menfaatlerini yansıtmadığı varsayılır. Bu nedenle, 'görüşlerini oluşturma yeteneği' henüz gelişmemiş sayılan küçük yaştaki çocukların görüşü alınmaz; onların durumu sadece uzman raporları ve diğer delillerle değerlendirilir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/velayet-davasinda-cocugun-gorusu/)