Trafik kazası sonucu yaralanan bir kişinin, araç sürücüsünün nişanlısı olması, 'hatır taşıması' indiriminin uygulanmasını engeller mi? Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2017/14700 E. sayılı kararında belirtilen 'ahlaki görevin ifası' kavramının, taşımanın 'karşılıksız' olma unsurunu nasıl ortadan kaldırdığını açıklayınız.
Evet, Yargıtay'ın ilgili kararına göre, yaralanan kişinin sürücünün nişanlısı olması, hatır taşıması indiriminin uygulanmasını engeller. Hatır taşımasından söz edebilmek için taşımanın tamamen 'karşılıksız' ve bir 'lütuf' niteliğinde olması gerekir. Yargıtay, nişanlılar arasındaki bir taşımanın bu nitelikte olmadığını kabul etmektedir. Bunun gerekçesi şudur: Nişanlılık, evliliğe giden yolda ciddi bir ilişki aşamasıdır ve taraflar arasında güçlü bir duygusal bağ ile karşılıklı manevi yükümlülükler yaratır. Bir nişanlının diğerini bir yere götürmesi, tamamen yabancı birine yapılan bir iyilik gibi 'karşılıksız' bir eylem değil, nişanlılık ilişkisinin doğasından kaynaklanan, beklenen ve olağan bir davranıştır. Yargıtay bu durumu, 'ahlaki bir görevin ifası' olarak nitelendirerek, taşıyanın bu eylemden bir 'manevi menfaat' (ilişkiyi güçlendirme, birlikte olma, sorumluluğunu yerine getirme tatmini vb.) elde ettiğini kabul eder. Taşıyanın bir menfaati (maddi veya manevi) olduğu için, taşımanın 'karşılıksız' olma unsuru ortadan kalkar ve dolayısıyla hatır taşıması indirimi uygulanamaz. (Kaynak: oner.av.tr/hatir-tasimasi-indirimi-muterafik-kusur-yargitay-kararlari/)