Yabancı uyruklu sigortasız işçi çalıştıran işverenin, Uluslararası İşgücü Kanunu'nun 23. maddesi uyarınca ödeyeceği idari para cezasının, aynı işçi için 5510 sayılı Kanun uyarınca ödeyeceği sigortasız işçi çalıştırma cezasından bağımsız olmasının hukuki gerekçesini, 'ihlal edilen yükümlülüklerin farklılığı' açısından açıklayınız.
İşverenin iki farklı kanundan iki ayrı ceza almasının hukuki gerekçesi, ihlal ettiği yükümlülüklerin ve korunan hukuki menfaatlerin farklı olmasıdır. Bu, 'ne bis in idem' (aynı fiilden iki ceza olmaz) ilkesinin bir ihlali değildir, çünkü ortada tek bir fiil (işçi çalıştırma) olmakla birlikte, bu fiil iki ayrı hukuki düzenlemeyi ihlal etmektedir: 1) 5510 Sayılı Kanun'un İhlali: Bu kanunla işveren, çalıştırdığı işçiyi (uyruğuna bakmaksızın) SGK'ya bildirme ve sosyal güvenlik primlerini ödeme yükümlülüğünü ihlal etmiştir. Burada korunan hukuki değer, 'sosyal güvenlik sisteminin mali sürdürülebilirliği' ve 'işçinin sosyal güvenlik hakları'dır. Bu nedenle SGK, sigortasız işçi çalıştırma cezası keser. 2) Uluslararası İşgücü Kanunu'nun İhlali: Bu kanunla işveren, yabancı bir kişiyi, devletten 'çalışma izni' almadan çalıştırma yükümlülüğünü ihlal etmiştir. Burada korunan hukuki değer, 'devletin istihdam ve göç politikalarını düzenleme egemenliği' ve 'yerli işgücünün korunması'dır. Bu nedenle Çalışma Bakanlığı, izinsiz yabancı çalıştırma cezası keser. Görüldüğü gibi, iki cezanın sebebi olan hukuki ihlaller ve korudukları menfaatler tamamen farklıdır. Bu nedenle işveren, tek bir eylemle iki ayrı yükümlülüğü ihlal ettiği için, her bir ihlal için ayrı ayrı cezalandırılır. (Kaynak: oner.av.tr/sigortasiz-isci-calistirma/)