6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararlarına (uzaklaştırma vb.) uymayan şiddet uygulayıcı hakkında uygulanan 'zorlama hapsi'nin hukuki niteliğini, bir 'ceza' mı yoksa bir 'tedbir' mi olduğu açısından tartışınız. Bu hapsin süresinin (ilk ihlalde 3-10 gün) belirlenmesinde hakimin takdir yetkisi var mıdır?
Tedbir kararına uymama nedeniyle uygulanan zorlama hapsi, hukuki niteliği itibarıyla bir 'disiplin hapsi' veya 'tazyik hapsi'dir; TCK anlamında bir 'ceza' değildir. Temel farklar şunlardır: Zorlama hapsi, işlenen bir suçu cezalandırmayı değil, kişiyi gelecekte mahkeme kararına uymaya 'zorlamayı' amaçlayan bir 'tedbir'dir. Bu nedenle adli sicile işlenmez, paraya çevrilemez, ertelenemez ve koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz. Amacı, faili ıslah etmek veya topluma kazandırmak değil, mahkeme kararının etkinliğini ve mağdurun güvenliğini sağlamaktır. Evet, hakimin takdir yetkisi vardır. Kanun, ilk ihlal için 'üç günden on güne kadar' bir aralık belirlemiştir. Hakim, bu aralık içinde bir süre belirlerken, ihlalin niteliğini, şiddetini, kasıt yoğunluğunu ve mağdur için yarattığı tehlikenin derecesini dikkate alarak bir takdirde bulunur. Örneğin, sadece telefonla rahatsız etme eylemi için daha alt sınırdan, fiziksel olarak konuta yaklaşma eylemi için ise daha üst sınırdan bir zorlama hapsine karar verebilir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/koruma-talebi-dilekce-ornegi-uzaklastirma/)