CMK m. 309/4-d'ye göre, kanun yararına bozma talebi 'hükümlünün cezasının kaldırılmasını' veya 'daha hafif bir cezanın verilmesini' gerektiriyorsa, Yargıtay ceza dairesinin bu kararı 'doğrudan' vermesi ne anlama gelir? Bu durumun, diğer bozma hallerinden (yeniden yargılama gerektiren) farkı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #203801

Yargıtay ceza dairesinin kararı 'doğrudan' vermesi, dosyayı yeniden yargılama yapması için ilk derece mahkemesine göndermeden, kendisinin nihai bir karar vermesi anlamına gelir. Bu, usul ekonomisi ve hükümlünün bir an önce lehine olan sonuca kavuşmasını sağlamak amacıyla öngörülmüş istisnai bir durumdur. Diğer bozma hallerinde (örneğin, savunma hakkı kısıtlanmışsa), eksikliğin giderilmesi için yeniden yargılama yapılması zorunludur ve bu da ilk derece mahkemesinin görevidir. Ancak, eğer hukuka aykırılık, yeniden bir delil tartışması veya yargılama gerektirmeyen, tamamen hukuki bir hatadan kaynaklanıyorsa (örneğin, yanlış kanun maddesinin uygulanması, lehe kanunun gözden kaçırılması, ceza hesaplamasında matematiksel hata yapılması gibi), Yargıtay'ın dosyayı alt mahkemeye göndermesi gereksiz bir zaman kaybı olur. Bu gibi durumlarda Yargıtay, hukuki hatayı kendisi düzelterek, hükümlünün beraatine, cezasının kaldırılmasına veya daha hafif bir ceza ile cezalandırılmasına 'doğrudan' hükmeder ve dosyayı karara bağlar. Bu, kanun yararına bozma kurumunun en etkili ve pratik sonuçlar doğurduğu haldir. (Kaynak: or.av.tr/kanun-yararina-bozma-nedir/)