Fiili hizmette bulunan bir askerin, bir ceza davasında tanık olarak dinlenmesi için çıkarılan 'zorla getirme' kararının infaz usulü (CMK m. 44/2), sivil bir kişiye göre ne gibi bir farklılık arz eder? Bu özel usulün amacı nedir?
CMK m. 44/2, 'Fiilî hizmette bulunan askerler hakkındaki zorla getirme kararı askerî makamlar aracılığıyla infaz olunur.' hükmünü getirerek, sivil kişilerden farklı bir infaz usulü öngörmüştür. Sivil bir kişi için zorla getirme kararını polis veya jandarma gibi genel kolluk kuvvetleri infaz ederken, fiili hizmetteki bir asker için bu karar, bağlı bulunduğu 'askeri makamlar' (örneğin, birlik komutanlığı) aracılığıyla yerine getirilir. Bu özel usulün amacı, askeri disiplini, hiyerarşiyi ve hizmetin aksamamasını sağlamaktır. Sivil kolluğun, bir kışlaya veya askeri birliğe girerek, komutanının bilgisi ve izni olmadan bir askeri alıp götürmesi, askeri hizmetin ve disiplinin doğasıyla bağdaşmaz. Bu nedenle kanun koyucu, adli makamın talebinin, askeri hiyerarşi içinde, askeri makamlar tarafından yerine getirilmesini öngörmüştür. Askeri makam, adli makamın kararını yerine getirmekle yükümlüdür, ancak bu işlemin icrası kendi iç usullerine göre yapılır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/zorla-getirme-karari-veya-emri-nedir.html)