657 sayılı DMK m. 98/b, memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması halinde memurluğun sona ereceğini düzenler. Bu hükmün, 'hukuka açıkça aykırı' idari işlemlerin geri alınması ilkesiyle ilişkisini, Danıştay 12. Dairesi'nin 1997/2356 K. sayılı kararı bağlamında analiz ediniz. Mahkumiyeti nedeniyle görevine son verilen, ancak sonra beraat eden bir memurun durumu nasıl değerlendirilmelidir?
DMK m. 98/b, idare hukukundaki 'hukuka aykırı işlemlerin geri alınması' ilkesinin bir yansımasıdır. Bir kişinin, memur olma şartını (örneğin, belirli bir suçtan mahkum olmama şartı) taşımadığı halde atanması, baştan itibaren hukuka aykırı bir işlemdir ve idare bu işlemi geri alabilir. Ancak, Danıştay'ın ilgili kararındaki durum farklıdır. Burada memurun görevine, o tarihte mevcut olan bir mahkumiyet kararı nedeniyle hukuka uygun olarak son verilmiştir. Ancak daha sonra, 'yargılamanın yenilenmesi' yoluyla bu mahkumiyet kararı ortadan kalkmış ve memur 'beraat' etmiştir. Bu durumda, memurun görevine son verilmesine neden olan 'hukuki sebep', geçmişe etkili olarak ortadan kalkmıştır. Görevine son verilme işlemi, dayanağını kaybetmiş ve hukuka aykırı hale gelmiştir. Bu, başlangıçtaki bir eksiklikten değil, sonradan ortaya çıkan ve geçmişi de etkileyen bir hukuki durumdan kaynaklanır. Bu nedenle, idarenin, durumu düzelterek ve hakkaniyet ilkesi gereği, memuru yeniden göreve iade etmesi beklenir. İdarenin bu talebi reddetmesi, takdir yetkisinin hukuka aykırı kullanımı olarak değerlendirilebilir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/devlet-memurlari-kanunu-93-madde-dmk/)