Kişilerin hayatını tehlikeye sokacak biçimde ilaç yapma veya satma suçunda (TCK m. 187), 'suçun konusunun' ilaçlar olması, bu suçun mağdurunun belirlenmesinde nasıl bir özellik arz eder? Bu suçun mağduru sadece ilacı kullanan hasta mıdır, yoksa 'toplum' da mağdur olarak kabul edilebilir mi?
Bu suçta mağdur kavramı iki katmanlıdır. 1) Doğrudan Mağdur: Suçun doğrudan mağduru, sahte veya tehlikeli ilacı kullanan veya kullanma tehlikesiyle karşı karşıya kalan 'kişiler'dir. Kanun metni, 'kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye sokacak biçimde' diyerek, bireysel olarak her bir hastanın veya potansiyel hastanın mağdur olduğunu belirtir. 2) Dolaylı (Toplumsal) Mağdur: Ancak bu suçun koruduğu hukuki değer, sadece bireylerin sağlığı değil, aynı zamanda 'kamu sağlığı' ve 'toplum güvenliği'dir. Sahte veya tehlikeli ilaçların piyasada bulunması, tüm toplumu potansiyel bir risk altına sokar ve sağlık sistemine olan güveni sarsar. Bu nedenle, doktrinde bu tür suçlar 'genel tehlike suçları' veya 'kamuya karşı suçlar' kategorisinde değerlendirilir ve suçun pasif süjesi (mağduru) olarak 'toplumun tamamı' da kabul edilir. Fail, tek bir eylemle hem belirli bir kişiye hem de belirsiz sayıda kişiden oluşan topluma karşı suç işlemiş olur. Bu nedenle, bu suçun soruşturulması şikayete tabi değildir ve savcılık tarafından re'sen takip edilir. (Kaynak: avmehmetgenc.com/kisilerin-hayatini-ve-sagligini-tehlikeye-sokacak-bicimde-ilac-yapma-veya-satma-sucu)