CMK m. 45'te sayılan kişilerin tanıklıktan çekinme hakkı, 'soruşturma' ve 'kovuşturma' evrelerinin her ikisinde de geçerli midir? Soruşturmada tanıklık yapan bir yakının, kovuşturma aşamasında fikrini değiştirerek çekinme hakkını kullanması mümkün müdür?
Evet, tanıklıktan çekinme hakkı hem soruşturma hem de kovuşturma evrelerinin her ikisinde de geçerlidir ve kullanılabilir. CMK m. 45/3, 'Bu kimseler, dinlenirken de her zaman tanıklıktan çekinebilirler.' diyerek, bu hakkın yargılamanın herhangi bir aşamasında kullanılabileceğini açıkça belirtmiştir. Soruşturma evresinde, belki de olayın sıcaklığı veya sonuçlarını tam kestirememesi nedeniyle tanıklık yapmayı kabul eden bir yakının, daha sonra kovuşturma aşamasında (duruşmada), yargılamanın ciddiyetini ve yakını için doğuracağı sonuçları daha net görerek fikrini değiştirmesi ve çekinme hakkını kullanması tamamen yasaldır. Soruşturmada ifade vermiş olmak, bu haktan feragat edildiği anlamına gelmez. Bu durumda mahkeme, tanığın çekinme beyanını kabul etmek ve onu dinlemekten vazgeçmek zorundadır. Daha önce soruşturmada verdiği ifade de, eğer bu hak kendisine hatırlatılmadan alınmışsa veya tanık artık çekindiği için o ifadenin arkasında durmuyorsa, kural olarak hükme esas alınamaz. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-45-madde-cmk/)