Göçmen kaçakçılığı suçunda (TCK m. 79), Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) ve hapis cezasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği belirtilmiştir. Bu yasağın, suçun niteliği ve kamu düzeni açısından taşıdığı anlamı, ceza hukukunun 'caydırıcılık' ve 'önleyicilik' fonksiyonları bağlamında yorumlayınız.
Göçmen kaçakçılığı suçu için HAGB ve erteleme gibi bireyselleştirme kurumlarının uygulanmayacak olması, kanun koyucunun bu suçu toplum ve devlet için ne denli tehlikeli ve ciddi gördüğünün bir göstergesidir. Bu yasağın temelinde yatan mantık şudur: 1) Caydırıcılık ve Önleyicilik: Göçmen kaçakçılığı, genellikle organize yapılar tarafından, büyük maddi menfaatler karşılığında işlenen ve ulusal güvenliği, kamu sağlığını ve sosyal düzeni ciddi şekilde tehdit eden bir suçtur. HAGB veya erteleme gibi kurumlar, failin belirli bir denetim süresi sonunda ceza almamasına veya cezasının infaz edilmemesine olanak tanır. Bu durum, bu denli ağır bir suç için caydırıcılığı önemli ölçüde azaltırdı. Kanun koyucu, bu suçu işleyenlerin mutlaka bir ceza yaptırımıyla karşılaşacağını ve cezaevine gireceğini bilmesini isteyerek, potansiyel failleri suç işlemekten caydırmayı amaçlamıştır. 2) Suçun Vahameti: Bu suç, sadece bireysel bir eylem değil, aynı zamanda insan onurunu hiçe sayan, mağdurların hayatını tehlikeye atan ve terör, uyuşturucu ticareti gibi diğer organize suçlarla iç içe geçebilen bir nitelik taşır. Bu vahamet karşısında, faile ikinci bir şans tanımak anlamına gelen HAGB veya erteleme, suçla orantılı bir yaptırım olarak görülmemiştir. Bu yasak, devletin göçmen kaçakçılığıyla mücadeledeki kararlılığını ve bu suça karşı sıfır tolerans politikasını yansıtan özel bir ceza politikası tercihidir. (Kaynak: oner.av.tr/gocmen-kacakciligi-sucu-ve-cezasi/)