Basit yargılama usulünde (CMK m. 251), mahkumiyet kararına karşı itiraz üzerine açılan duruşmada, ilk kararda uygulanan 1/4 oranındaki indirimin sanık lehine korunup korunmayacağı, itirazın kimden geldiğine göre farklılaşmaktadır. Bu farklılığın, ceza muhakemesindeki 'aleyhe bozma yasağı' (reformatio in pejus) ilkesiyle olan mantıksal bağlantısını kurunuz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #203782

Bu farklılık, doğrudan 'aleyhe bozma yasağı' ilkesinin bir sonucudur. Bu ilke, bir hükme sadece sanık lehine (sanık, müdafii, yasal temsilcisi tarafından) kanun yoluna başvurulmuşsa, verilecek yeni hükmün eskisinden daha ağır olamayacağını ifade eder. Basit yargılama usulündeki itirazda bu ilke şöyle işler: 1) İtiraz Sanıktan Gelirse: Sanık, kendi iradesiyle duruşmalı yargılanmayı ve 1/4 indirim hakkından feragat etme riskini göze almıştır. Bu durumda aleyhe bozma yasağı işlemez. Mahkeme, yeniden yaptığı yargılama sonucunda sanığı daha ağır bir cezaya (indirimsiz cezaya) mahkum edebilir. Sanık, kendi lehine olan bir kanun yoluna başvurmamıştır; sadece yargılama usulüne itiraz etmiştir. 2) İtiraz Mağdur, Katılan veya Savcıdan Gelirse: Bu durumda kanun yoluna başvuran sanık değildir. Sanık, ilk karardaki 1/4 indirimli cezayı kabul etmiş durumdadır. Aleyhe bozma yasağı gereği, sanığın aleyhine bir başvuru olmadığı için, yeniden yapılacak yargılama sonucunda verilecek ceza, ilk karardaki indirimli cezadan daha ağır olamaz. Yani, sanığın itiraz etmeyerek kazandığı '1/4 indirim hakkı' korunur. Bu düzenleme, sanığı, aleyhine yapılan bir itiraz sonucunda durumunun daha da kötüleşmesi riskinden korur. (Kaynak: avukaterdemozkan.com/ceza-hukuku/ceza-muhakemesinde-basit-yargilama-usulu/)