Bir 'change (çenç) araç' satışında, aracın ayıplı olduğu GİZLİ AYIP olarak kabul edilmektedir. Bu nitelemenin, alıcının satıcıya karşı sahip olduğu hukuki hakları (ayıp ihbar süresi, zamanaşımı) nasıl etkilediğini, TBK ve TKHK hükümleri çerçevesinde açıklayınız.
Ayıbın 'gizli ayıp' olarak nitelendirilmesi, alıcının haklarını koruyan önemli sonuçlar doğurur: 1) Ayıp İhbar Süresi: Açık ayıplarda alıcının malı teslim alır almaz 'gözden geçirme' ve 'uygun sürede' ayıp ihbarında bulunma külfeti vardır. Gizli ayıplarda ise bu külfet, ayıp ortaya çıktığı anda başlar. Alıcı, ayıbı (aracın çenç olduğunu) öğrendiği anda 'derhal' satıcıya bildirimde bulunmalıdır. Çenç durumu, genellikle bir trafik kontrolü veya muayene sırasında, yani mal tesliminden çok sonra ortaya çıkar. Bu niteleme, alıcının haklarını, teslim anındaki ihmali nedeniyle kaybetmesini önler. 2) Zamanaşımı: Ayıptan sorumluluk için genel zamanaşımı süresi 2 yıldır. Ancak, satıcının 'ağır kusuru' veya 'hilesi' varsa bu süre işlemez (TKHK m. 12/3, TBK m. 231). Bir aracın çenç olduğunu bilerek veya bilmesi gerekirken satmak, satıcının en azından 'ağır kusurlu' olduğunu, hatta genellikle 'hileli' davrandığını gösterir. Çünkü bu durum, alıcıyı kasten aldatmaya yönelik bir eylemdir. Bu nedenle, alıcı aracın çenç olduğunu 2 yıllık süre geçtikten sonra öğrense bile, satıcının ağır kusuruna veya hilesine dayanarak zamanaşımı defini bertaraf edebilir ve yasal haklarını (sözleşmeden dönme, bedel iadesi vb.) kullanabilir. (Kaynak: or.av.tr/change-cenc-arac-sucu-ve-cezasi/)