Bir aracın 'gizli ayıbının', garanti süresi bittikten sonra ortaya çıkması durumunda, tüketicinin başvurabileceği hukuki yollar nelerdir? 'Ağır kusur veya hile ile gizlenmiş ayıp' iddiasının ispat yükü kime aittir ve bu iddia nasıl ispatlanabilir?
Garanti süresi bitmiş olsa dahi, tüketici 'ağır kusur veya hile ile gizlenmiş ayıp' iddiasıyla hukuki yollara başvurabilir. TKHK m. 12/3, bu durumda zamanaşımı hükümlerinin uygulanmayacağını belirtir. İspat Yükü: 'Ağır kusur' veya 'hile'nin varlığını ispat etme yükümlülüğü, bunu iddia eden tüketiciye aittir. İspat Yolları: Bu iddia genellikle şu şekilde ispatlanabilir: 1) Bilirkişi Raporu: Makine mühendisi veya otomotiv uzmanı bir bilirkişi, yaptığı incelemede arızanın 'üretim hatasından' kaynaklandığını, kronik bir sorun olduğunu ve satıcının/üreticinin bu tür bir arızanın varlığından haberdar olması gerektiğini tespit edebilir. Bu, satıcının 'ağır kusurunu' gösterebilir. 2) Aracın Servis Geçmişi: Aracın yetkili servis kayıtlarında, aynı arızanın daha önce de tekrarlandığı ve geçici çözümlerle giderilmeye çalışıldığı, ancak alıcıya bu durumun bildirilmediği ortaya çıkarsa, bu 'hile ile gizleme'yi ispatlar. 3) Emsal Olaylar: Aynı modeldeki başka araçlarda da benzer kronik arızaların yaşandığına dair forum yazıları, haberler veya mahkeme kararları, ayıbın satıcı/üretici tarafından bilindiğine dair bir karine oluşturabilir. Bu delillerle hile veya ağır kusur ispatlandığında, tüketici garanti süresi bitmiş olsa bile TKHK m. 11'deki seçimlik haklarını (değişim, bedel iadesi vb.) kullanabilir. (Kaynak: vonahukuk.com/ayipli-araclardan-dogan-tuketici-sorunlari-ve-yasal-surec/)