Ayıplı bir araç satın alan tüketicinin, 'ayıpsız misli ile değişim' hakkını kullanması durumunda, davalı satıcının 'böyle bir araç mevcut değilse' savunması karşısında mahkemenin nasıl bir karar vermesi gerekir? Bu durumda tüketicinin talebi neye dönüşür?
TKHK m. 11, 'ayıpsız misli ile değişim' hakkını 'imkan varsa' koşuluna bağlamıştır. Bu, değiştirilecek olan ayıpsız malın stoklarda bulunabilir veya üretilebilir olması anlamına gelir. Eğer davalı satıcı (veya üretici/ithalatçı), aracın modelinin artık üretilmediğini, stoklarda kalmadığını ve temininin objektif olarak imkansız olduğunu ispat ederse, mahkeme değişim talebini yerine getiremez. Bu durumda, tüketicinin değişim talebi, kendiliğinden diğer seçimlik haklarından birine, genellikle 'sözleşmeden dönerek bedel iadesi' talebine dönüşür. Mahkeme, 'imkan yokluğu' nedeniyle değişim talebini reddeder ve tüketicinin diğer seçimlik haklarından hangisini kullanmak istediğini sorar veya talebinin bedel iadesi olarak yorumlanması gerektiğini belirterek, ödenen bedelin güncel değeriyle (faiziyle) birlikte tüketiciye iadesine karar verir. Yani, imkansızlık durumunda değişim hakkı, bedel iadesi hakkına evrilir. (Kaynak: vonahukuk.com/ayipli-araclardan-dogan-tuketici-sorunlari-ve-yasal-surec/)