Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2014/2702 K. sayılı kararında, sanığın eşi olan tanığın dinlenirken CMK m. 45'teki çekinme hakkının hatırlatılmaması neden bir bozma sebebi sayılmıştır? Bu durumun, 'adil yargılanma hakkı' ve 'delillerin kanuna uygun toplanması' ilkeleriyle bağlantısını kurunuz.
Bu durumun bozma sebebi sayılmasının temel nedeni, CMK m. 45'teki çekinme hakkı hatırlatmasının, delil elde etme sürecinde uyulması zorunlu bir 'usul kuralı' olmasıdır. Bu kuralın ihlali, elde edilen tanık beyanını 'hukuka aykırı delil' haline getirir. Bağlantıları şunlardır: 1) Delillerin Kanuna Uygun Toplanması İlkesi: Ceza muhakemesinin temel ilkelerinden biri, delillerin kanunda öngörülen usullere uygun olarak toplanmasıdır. CMK m. 45, tanık dinleme usulünün bir parçasıdır. Bu usule uyulmaması, delilin sıhhatini ve hukuki geçerliliğini sakatlar. 2) Adil Yargılanma Hakkı: Sanığın, aleyhine olan bir delilin (ki burada en yakınlarından birinin beyanı söz konusu) kanuni usullere uyularak elde edilip edilmediğini denetleme hakkı, adil yargılanma hakkının bir parçasıdır. Hukuka aykırı bir delile dayanılarak mahkumiyet hükmü kurulması, bu hakkın özünü ihlal eder. Kararda mahkemenin, sanığın inkarına ve diğer tanıkların lehe beyanlarına rağmen, sadece usule aykırı olarak alınmış bu tek tanık beyanına dayanarak mahkumiyet kurması eleştirilmiştir. Mahkemenin, bu beyanı neden üstün tuttuğunu gerekçelendirmesi ve öncelikle bu usuli hatayı gidermesi (tanığı yeniden usulüne uygun dinlemesi) gerekirdi. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-45-madde-cmk/)