Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 2021/35057 E. sayılı kararında, dolandırıcılık iddiasıyla yapılan bir şikayet üzerine Cumhuriyet savcısının, 'şüphelinin ifadesini dahi almadan ve herhangi bir soruşturma işlemi yapmaksızın' kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermesi neden 'eksik soruşturma' olarak nitelendirilmiş ve bozulmuştur? CMK m. 160 ve m. 172'nin savcıya yüklediği temel görev nedir?
Bu kararın bozulmasının nedeni, Cumhuriyet savcısının CMK m. 160'ın kendisine yüklediği 'işin gerçeğini araştırma' yükümlülüğünü yerine getirmemesidir. CMK m. 160'a göre savcı, bir suç işlendiği izlenimini veren bir hali öğrendiğinde, 'hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamak' zorundadır. Bu araştırma, şüphelinin lehine ve aleyhine olan tüm delilleri toplamayı içerir. Savcı, ancak bu araştırmayı yaptıktan sonra, toplanan delillerin kamu davası açmak için 'yeterli şüphe' oluşturup oluşturmadığını değerlendirerek KYOK (CMK m. 172) veya iddianame düzenleme (CMK m. 170) kararı verebilir. İlgili Yargıtay kararında savcı, şikayetçinin iddialarını destekleyebilecek tanıkları dinlememiş, ilgili kurumlardan belge istememiş ve en temel işlem olan 'şüphelinin ifadesini' dahi almamıştır. Yani, hiçbir araştırma yapmadan, sadece şikayet dilekçesine bakarak hukuki bir değerlendirme yapmış ve olayın hukuki ihtilaf olduğuna karar vermiştir. Bu durum, savcının soruşturma görevini hiç yapmaması anlamına gelir. Bu nedenle karar, 'eksik soruşturma' nedeniyle hukuka aykırı bulunmuş ve soruşturmanın usulüne uygun olarak yapılması için bozulmuştur. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-52-madde-cmk/)