Velayetin değiştirilmesi davasında, değişikliği gerektiren 'yeni olguların' (TMK m. 183) boşanma davasının kesinleşmesinden sonra ortaya çıkmış olması şart mıdır? Boşanma davası sırasında mevcut olan ancak o davada ileri sürülmeyen bir sebep, daha sonra velayetin değiştirilmesi davasına konu edilebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #203744

Evet, kural olarak velayetin değiştirilmesini gerektiren sebeplerin, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra ortaya çıkmış 'yeni bir olgu' olması gerekir. Boşanma davasında velayet konusu, o anki mevcut tüm deliller ve koşullar değerlendirilerek karara bağlanır ve bu karar kesin hüküm (HMK m. 303) teşkil eder. Taraflar, boşanma davası sırasında bilinen ancak ileri sürmedikleri bir nedene (örneğin, o tarihte de var olan bir kötü alışkanlık) dayanarak, hemen sonrasında velayetin değiştirilmesi davası açamazlar. Bu, kesin hükmün otoritesini sarsar ve yargılamanın sürekli tekrarlanmasına yol açar. Velayetin değiştirilmesi, 'koşullarda esaslı bir değişiklik' olması halinde gündeme gelen istisnai bir yoldur. Dolayısıyla, boşanma kararı verildikten sonra, çocuğun veya velayet sahibi ebeveynin durumunda, çocuğun menfaatlerini olumsuz etkileyen yeni ve önemli bir değişiklik (hastalık, taşınma, yeni bir evlilik, ihmal vb.) meydana gelmelidir ki, mahkeme velayet konusunu yeniden ele alsın. Boşanma davası sırasında var olan bir olgu, ancak o tarihte bilinmiyordu ve sonradan öğrenildiyse, istisnai olarak yeni bir dava konusu yapılabilir. (Kaynak: or.av.tr/velayet-davalari-ve-bosanma-sonrasinda-velayet-2/)