HMK m. 390'da düzenlenen ihtiyati tedbir ile İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenen 'ihtiyati haciz' kurumlarını; amaç, konu ve şartlar açısından karşılaştırınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #203738

İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz, her ikisi de geçici hukuki koruma tedbiri olmasına rağmen, amaçları ve konuları bakımından temelden farklıdır: 1) Amaç: İhtiyati haczin amacı, sadece 'para alacaklarının' tahsilini güvence altına almaktır. Alacaklının, borçlunun mallarını kaçırmasını önleyerek, ileride alacağı ilamın icrasını güvenceye almayı hedefler. İhtiyati tedbirin amacı ise daha geniştir; para alacakları dışındaki her türlü hakkı (örneğin, bir malın iadesi, bir eylemin yapılmaması, bir eserin yayınının durdurulması, velayet gibi) dava sonuna kadar koruma altına almayı ve mevcut durumun değişmesini önlemeyi amaçlar. 2) Konu: İhtiyati haczin konusu, borçlunun haczedilebilir malvarlığıdır. İhtiyati tedbirin konusu ise uyuşmazlık konusu olan 'şey' veya 'hak'tır. Örneğin, bir tapu iptal davasında, dava konusu taşınmazın kendisi üzerine ihtiyati tedbir konulur. 3) Şartlar: İhtiyati haciz için, alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve vadesinin gelmiş olması (veya belirli istisnai haller) gerekir (İİK m. 257). İhtiyati tedbir için ise, 'haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan haller' ve 'davanın esası yönünden haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesi' yeterlidir (HMK m. 390). Kısacası, ihtiyati haciz para alacaklarına özgü dar kapsamlı bir güvence iken, ihtiyati tedbir her türlü hak için uygulanabilen geniş kapsamlı bir koruma tedbiridir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/hmk-madde-390-ihtiyati-tedbir-talebi.html)