Boşanma davasında, taraflardan birinin diğer eşin telefonundaki WhatsApp yazışmalarını, onun rızası olmadan ele geçirip mahkemeye delil olarak sunmasının hukuki geçerliliğini, 'hukuka aykırı delil' (CMK m. 217, HMK m. 189) ve 'özel hayatın gizliliğini ihlal' (TCK m. 134) suçları açısından değerlendiriniz. Yargıtay'ın bu tür delilleri kabul etme eğilimindeki temel kriter nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #203736

Bir eşin, diğer eşin telefonunu gizlice karıştırarak elde ettiği WhatsApp yazışmaları, 'hukuka aykırı olarak elde edilmiş bir delil' niteliğindedir. Bu eylem, aynı zamanda TCK m. 134'teki 'özel hayatın gizliliğini ihlal' ve TCK m. 132'deki 'haberleşmenin gizliliğini ihlal' suçlarını oluşturabilir. HMK m. 189/2, 'Hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz.' hükmünü amirdir. Ancak, Yargıtay boşanma davalarında bu kurala bir istisna getirme eğilimindedir. Yargıtay'ın temel kriteri, delilin elde edildiği bağlam ve evlilik birliğinin mahremiyetidir. Yargıtay'a göre, eşler arasında mutlak bir gizlilik alanı yoktur ve bir eşin sadakatsizliğini ispatlamak için, diğer eşin telefonundan veya bilgisayarından elde ettiği deliller, eğer bu deliller aldatma fiilini kanıtlıyorsa, 'hukuka aykırı' kabul edilse dahi, boşanma davasında dikkate alınabilir. Bu yorumun temelinde, aldatma eyleminin kendisinin daha ağır bir haksızlık olduğu ve aile birliğinin temelini sarstığı düşüncesi yatar. Ancak, metinde de belirtildiği gibi, 'mağdur eş, bu mesajların kendi telefonu üzerinden incelenmesini mahkemeden isteyebilir.' Bu, en hukuka uygun yoldur. Diğer eşin telefonundan gizlice delil almak risklidir ve ceza soruşturmasına yol açabilir, ancak Yargıtay'ın boşanma davalarındaki özel içtihadı nedeniyle bu delillerin mahkemece değerlendirilme olasılığı yüksektir. (Kaynak: oner.av.tr/bosanma-sorulari/)