Bir devlet memurunun, göreve başladığı tarihte ilkokul mezunu olmaması veya 18 yaşını doldurmamış olması gibi 'memurluğa alınma şartlarını taşımadığının sonradan anlaşılması' halinde, DMK m. 98/b uyarınca memurluğuna son verilmesi işleminin, 'idari istikrar ilkesi' karşısındaki durumunu Danıştay 5. Dairesi'nin 1982/5683 K. sayılı kararı çerçevesinde tartışınız.
DMK m. 98/b, memurluğa alınma şartlarından birini taşımadığının sonradan anlaşılması halinde memurluğun sona ereceğini hükme bağlar. Bu, kural olarak idarenin hukuka aykırı işlemini her zaman geri alabilmesi ilkesine dayanır. Ancak Danıştay, bu kuralı 'idari istikrar' ve 'kazanılmış hakların korunması' ilkeleriyle dengelemektedir. İlgili kararda, davacının yıllarca (7 yıl) fiilen görev yaptığı, bu süreçte hizmette başarılı olduğu ve asaletinin onandığı, yani idarenin kendisinden memnun olduğu vurgulanmıştır. Ayrıca, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte davacı artık 18 yaşını doldurmuştur. Danıştay'a göre, aradan uzun bir süre geçtikten sonra ve memurun herhangi bir kusuru veya hilesi olmaksızın, başlangıçtaki bir şekil eksikliğine dayanarak memuriyete son verilmesi, idari istikrar ilkesini zedeler ve hakkaniyete aykırı düşer. Özellikle, davacının yaptığı görevin niteliği (mülk bakıcısı) de dikkate alındığında, bu eksikliğin kamu hizmetinde telafisi imkansız bir sakınca yaratmadığı anlaşılmaktadır. Bu gibi durumlarda Danıştay, idarenin geri alma yetkisini, aradan geçen uzun süre ve memurun iyi niyeti karşısında sınırlı yorumlayarak işlemi iptal etmektedir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/devlet-memurlari-kanunu-40-madde-dmk/)