Velayet davasında, mahkemenin 'sosyal inceleme raporu' (SİR) ile bağlı olup olmadığını, bu raporun delil niteliğini ve hakimin takdir yetkisi üzerindeki etkisini, Hukuk Genel Kurulu'nun E: 2017/1567, K: 2018/1132 sayılı kararı ışığında analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #203731

Hayır, mahkeme sosyal inceleme raporu (SİR) ile bağlı değildir. SİR, HMK anlamında bir 'bilirkişi raporu' niteliğindedir ve delillerden biridir. Hakim, bu raporu diğer tüm delillerle (çocuğun beyanı, tanık anlatımları, tarafların durumu vb.) birlikte serbestçe takdir eder (HMK m. 198). Ancak, velayet gibi uzmanlık gerektiren ve çocuğun psikolojisinin, sosyal çevresinin önemli olduğu bir konuda, uzmanlar (pedagog, psikolog, sosyal çalışmacı) tarafından hazırlanan bu rapor, hakimin kararını oluşturmasında çok önemli ve yol gösterici bir delildir. HGK'nın ilgili kararında da, mahkemenin SİR'de belirtilen görüşün (velayetin annede kalması) aksine, çocuğun beyanını esas alarak karar verdiği görülmektedir. Yargıtay ve HGK, bu durumu eleştirirken, SİR gibi önemli bir delilin neden dikkate alınmadığının ve çocuğun beyanına neden üstünlük tanındığının, kararda somut ve ikna edici gerekçelerle açıklanması gerektiğini vurgular. Hakim, rapordan ayrılabilir, ancak bu ayrılmanın gerekçesini makul ve hukuka uygun bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Aksi takdirde, karar yetersiz gerekçe nedeniyle bozulabilir. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/velayet-davasinda-cocugun-gorusu/)