TMK m. 176/1'e göre, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi halinde yoksulluk nafakasının artırılması veya azaltılması mümkündür. Nafaka artırım davasında, mahkemenin dikkate alacağı temel kriterleri (enflasyon, ekonomik göstergeler, tarafların gelir durumu) ve bu davanın hukuki niteliğini (tespit, eda) tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #203726

Nafaka artırım davasında mahkeme, kararını verirken şu temel kriterleri birlikte değerlendirir: 1) Ekonomik Göstergeler: Özellikle TÜİK tarafından açıklanan yıllık TÜFE (enflasyon) oranı, nafaka miktarının paranın alım gücü karşısında erimesini önlemek için temel bir referans noktasıdır. 2) Tarafların Mali Durumlarındaki Değişim: Nafaka yükümlüsünün gelirinde önemli bir artış (terfi, yeni iş vb.) veya nafaka alacaklısının giderlerinde zorunlu bir artış (çocuğun okul masraflarının artması, hastalık vb.) olması. 3) Hakkaniyet: Hakim, tüm bu objektif verileri değerlendirdikten sonra, tarafların güncel ekonomik ve sosyal durumlarına göre adil ve hakkaniyete uygun bir artış oranı belirler. Davanın hukuki niteliği, 'eda davası niteliğinde bir tespit davası' olarak tanımlanabilir. Dava, öncelikle mevcut nafaka miktarının yetersiz kaldığının 'tespitini' ve yeni nafaka miktarının ne olması gerektiğinin belirlenmesini içerir. Ancak bu tespit, aynı zamanda geleceğe yönelik olarak belirli bir miktarın (yeni nafaka bedelinin) ödenmesini emreden bir 'eda hükmü' de içerir. Bu nedenle, kararın icra edilebilirliği açısından eda davası niteliği ağır basar. (Kaynak: or.av.tr/nafaka-davalari-hakkinda-genis-bilgilendirme/)