Göçmen kaçakçılığı suçunda görevli mahkemenin Asliye Ceza Mahkemesi olması kuralının, suçun 'bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi' halinde nasıl değişebileceğini, Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki genel görev kuralları (CMK m. 2-4) ve Terörle Mücadele Kanunu'ndaki özel düzenlemeler çerçevesinde yorumlayınız.
Kural olarak, TCK m. 79'da düzenlenen göçmen kaçakçılığı suçunun temel ve nitelikli hallerinin ceza üst sınırı, ağır ceza mahkemesinin görev alanına (on yıldan fazla hapis cezası gerektiren suçlar) girmediği için, görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesidir. Ancak, metinde de belirtildiği gibi, bu suçun 'bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi' halinde durum değişir. CMK m. 4'e göre, kanunda başka türlü yazılı olmadıkça, bir sanığın birden çok suçundan dolayı yargılama tek bir davada birleştirilerek yapılır ve görev, en ağır cezayı gerektiren suça göre belirlenir. Eğer göçmen kaçakçılığı, TCK m. 220'de tanımlanan 'suç işlemek amacıyla örgüt kurma' suçu çerçevesinde işleniyorsa, sanık hem göçmen kaçakçılığından hem de örgüt üyeliği/yöneticiliği suçundan yargılanacaktır. Örgütlü suçlara bakma görevi ise, kural olarak Ağır Ceza Mahkemelerine aittir. Bu durumda, görev kurallarının birleşmesi nedeniyle, göçmen kaçakçılığı davasına da Ağır Ceza Mahkemesi bakacaktır. Ayrıca, yetkili mahkeme de örgütün merkezinin bulunduğu yer mahkemesi olarak belirlenebilir. (Kaynak: oner.av.tr/gocmen-kacakciligi-sucu-ve-cezasi/)