Doktorlar için öngörülen zorunlu hizmetin (şark görevi), noter eşliğinde 'kura' ile belirlenmesinin hukuki temelini ve bu yöntemin 'idarenin takdir yetkisi' ile olan ilişkisini analiz ediniz. Kura yönteminin, atamalarda objektifliği sağlama ve keyfiliği önleme işlevi nedir?
Doktorların zorunlu hizmet atamalarının kura ile belirlenmesinin hukuki temeli, Sağlık Bakanlığı Atama ve Nakil Yönetmeliği gibi ikincil mevzuattır. Bu yöntem, Anayasa'nın 10. maddesindeki 'eşitlik ilkesi' ve idare hukukunun temel prensiplerinden olan 'objektiflik' ve 'keyfiliğin önlenmesi' ilkelerinin bir gereği olarak benimsenmiştir. İdarenin, hangi doktoru hangi zorunlu hizmet bölgesine atayacağı konusunda mutlak bir takdir yetkisi yoktur. Eğer idareye bu konuda tam bir serbesti tanınsaydı, atamaların kişisel, siyasi veya başka subjektif nedenlerle yapılması, bazı kişilerin kayırılması veya cezalandırılması gibi keyfi uygulamalara yol açabilirdi. Kura yöntemi, bu takdir yetkisini ortadan kaldırarak veya en aza indirerek, tüm adayları şans karşısında eşit bir konuma getirir. Noter huzurunda yapılması ise sürecin şeffaflığını ve güvenilirliğini temin eder. Böylece, atama işlemi kişisel tercihlerden arındırılmış, objektif ve denetlenebilir bir mekanizmaya bağlanmış olur. Bu, idarenin takdir yetkisinin, hukukun genel ilkeleri (eşitlik, objektiflik) ile sınırlandırılmasının tipik bir örneğidir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/sark-gorevi-polis-asker-ogretmen-doktor/)