Müşteki veya mağdurun, meşruhatlı davetiye ile çağrılmasına rağmen mazeretsiz olarak duruşmaya gelmemesi halinde CMK m. 44 ve m. 233 uyarınca zorla getirilmesi mümkündür. Bu zorla getirme kararının uygulanma usulünü, şüpheli/sanık hakkındaki zorla getirme (CMK m. 146) usulü ile karşılaştırınız.
Müşteki veya mağdurun zorla getirilmesi, CMK m. 146/7'nin atfıyla, şüpheli veya sanık hakkındaki zorla getirme usulüne tabidir. Bu nedenle aralarında usul bakımından bir fark yoktur. Her ikisi için de uygulanacak usul şöyledir: 1) Karar Yetkisi: Soruşturmada savcı veya sulh ceza hakimi, kovuşturmada mahkeme hakimi/başkanı tarafından karar verilir. 2) Kararın İçeriği: Zorla getirme kararı, ilgili kişinin kimliğini, çağrılma sebebini ve neden zorla getirildiğini içermelidir (CMK m. 146/2). 3) Uygulama Süresi: Zorla getirilen kişi, derhal veya olanak bulunmadığında yol süresi hariç en geç 24 saat içinde çağıran makamın önüne götürülür (CMK m. 146/4). 4) Uygulamanın Sona Ermesi: Zorla getirme, ilgili işlem (ifade alma, dinlenme) tamamlandığında sona erer (CMK m. 146/5). 5) Konuta Girme Yasağı: Her iki durumda da zorla getirme kararı, kolluğa kişinin konutuna girme yetkisi vermez. Bu usul birliği, muhakeme işlemlerinin aksamadan yürütülmesini sağlamayı amaçlar. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/ceza-hukuku/zorla-getirme-karari-veya-emri-nedir.html)