WhatsApp üzerinden yapılan ve ticari sır niteliğindeki bilgileri içeren bir yazışmanın, soruşturma sırasında sanığın rızasıyla telefonunun incelenmesi sonucu tespit edilmesinin, CMK m. 134 (Bilgisayarlarda arama) ve CMK m. 137 (İletişim içeriklerinin yok edilmesi) hükümleri karşısındaki hukuki durumunu, Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2021/2849 E. sayılı kararı ışığında tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #203703

Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin ilgili kararı, dijital delillerin usulüne uygun olarak toplanmasının ve belgelendirilmesinin önemini vurgulamaktadır. Soruşturma sırasında sanığın rızasıyla telefonunun incelenmesi ve WhatsApp yazışmalarının görülmesi, bir delil elde etme başlangıcıdır. Ancak bu delilin yargılamada kullanılabilmesi için hukuka uygun şekilde 'tespit' ve 'belgelendirilmesi' gerekir. Kararda eleştirilen husus, bu yazışmaların sadece ifade tutanağına 'özet' olarak geçirilmesi, ancak CMK m. 134 uyarınca yapılması gereken 'ayrıntılı, tarih ve saat içeren, ekran görüntülerine yer veren bir inceleme ve tespit tutanağının' dosyada bulunmamasıdır. CMK m. 217'ye göre hakim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve tartışılmış delillere dayandırabilir. Sadece özet olarak tutanağa geçen bir dijital içerik, duruşmada denetime ve tartışmaya elverişli bir delil niteliği taşımaz. Mahkemenin, bu yazışmaların denetime olanak verecek şekilde (ekran görüntüleri, ayrıntılı döküm vb.) tutanağa bağlanmasını sağlaması, bu tutanağı dosyaya koyması ve duruşmada sanığa okuyarak savunmasını alması gerekirdi. Bu yapılmadan, eksik inceleme ile ve savunma hakkını kısıtlayacak şekilde hüküm kurulması hukuka aykırıdır ve bozma nedenidir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-137-madde-cmk/)