Göçmen kaçakçılığı suçunda (TCK m. 79), temel cezanın yanı sıra 'bin günden onbin güne kadar adlî para cezası' da öngörülmüştür. Bu durumun, bu suçtan hükmedilen hapis cezasının TCK m. 50 uyarınca adli para cezasına çevrilmesine etkisini, 'seçenek yaptırımlara çevrilme' kuralları açısından analiz ediniz.
Göçmen kaçakçılığı suçunda kanun koyucunun hem hapis cezasını hem de adli para cezasını birlikte bir yaptırım olarak düzenlemesi, bu suçtan hükmedilen hapis cezasının TCK m. 50 uyarınca seçenek yaptırım olan adli para cezasına çevrilmesini engeller. TCK m. 50'deki çevirme imkanı, kural olarak sadece hapis cezası öngörülen suçlar için geçerlidir. Kanun koyucu bir suç için hem hapis hem de para cezasını zorunlu olarak öngörmüşse, bu onun suçu daha ağır bir şekilde cezalandırma iradesini gösterir. Bu durumda mahkemenin, hapis cezasını ayrıca bir de para cezasına çevirmesi, kanunun amacına aykırı olur ve failin sadece tek bir yaptırımla (para cezası) kurtulmasına yol açar ki bu istenmemiştir. Dolayısıyla, göçmen kaçakçılığı suçunda, mahkeme hükmedeceği hapis cezasının yanı sıra, kanunda belirtilen aralıkta bir adli para cezasına da hükmetmek zorundadır ve bu hapis cezasını ayrıca başka bir adli para cezasına çeviremez. (Kaynak: oner.av.tr/gocmen-kacakciligi-sucu-ve-cezasi/)