Basit yargılama usulü (CMK m. 251) ile genel yargılama usulü arasındaki temel farkları, duruşma yapılması, savcının rolü ve ceza indirimi açısından karşılaştırınız. Mahkemenin, tensiple duruşma günü verdikten sonra basit yargılama usulüne dönememesinin sebebi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #203692

İki usul arasındaki temel farklar şunlardır: 1) Duruşma Yapılması: Genel yargılamanın esası sözlü, doğrudan ve yüz yüze yapılan duruşmalardır. Basit yargılama usulünde ise kural olarak duruşma yapılmaz; yargılama dosya üzerinden, tarafların yazılı beyanları alınarak yapılır. 2) Savcının Rolü: Genel yargılamada savcı, iddia makamı olarak duruşmalara katılır, tanıklara soru sorar ve esas hakkında mütalaa verir. Basit yargılama usulünde ise savcının görüşü alınmaz; hakim, savcının iddianamesi ve toplanan deliller üzerinden doğrudan karar verir. 3) Ceza İndirimi: Genel yargılamada böyle bir indirim yoktur. Basit yargılama usulünde ise, bu usulün kabulü karşılığında, mahkumiyet kararı verilmesi halinde sonuç cezadan 1/4 oranında indirim yapılır. Mahkemenin tensiple duruşma günü verdikten sonra basit yargılama usulüne dönememesinin sebebi, yargılama usulünün seçimine ilişkin kararın geri dönülemez nitelikte olmasıdır. Mahkeme, tensip zaptıyla duruşma açmaya karar verdiğinde, yargılamanın genel hükümlere göre yürütüleceğini taraflara bildirmiş ve bu yönde bir usuli işlem tesis etmiş olur. Bu karardan dönmek, usuli kazanılmış hakları ve yargılamanın öngörülebilirliği ilkesini ihlal eder. (Kaynak: avukaterdemozkan.com/ceza-hukuku/ceza-muhakemesinde-basit-yargilama-usulu/)